İnternet bağlantısının kesilmesi nedeniyle yaklaşık 10 milyon İranlının işletmesinin risk altında olduğu ve İran'ın GSYH'sinin yaklaşık %7'sinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu söylenebilir.
Tahran’da Azerbaycan Büyükelçiliğine yönelik saldırıyı, İran’ın Azerbaycan karşıtı etki odaklı faaliyetleri ile yarattığı iklimin bir sonucu olarak değerlendirmek mümkündür.
İki düşman, bir bölgesel rakip ve uzak mesafedeki bir dosttan oluşan I2U2 koalisyonu; İran için olumlu bir haber değildir ve hoş olmayan sonuçlar doğuracağı söylenebilir.
İran Atom Enerjisi Kurumu (İAEK) Başkanı Muhammed İslami’nin açıklamaları, İAEK’ye istihdam edilecek atom enerjisi uzmanlarının, atom enerjisi okullarından seçileceğini ortaya koymaktadır.
Emini’nin ölümünden sonra yaşanan protestolarla birlikte üst düzey yönetimde gerçekleşen bazı atamalar ve görev değişiklikleri, müesses nizamın geri adım atmayacağı hususunda ipuçları vermektedir.
İran’da başörtüsü, yasaktan zorunluluğa uzanan tarihsel bir süreç geçirmiş ve bu süreçte siyasal bir boyut kazanmıştır.
İran basını, Ankara-Şam ilişkilerinin normalleşmesinde Tahran’a ara buluculuk rolü atfetmeye çalışsa da Suriye üzerindeki egemenliğini kaybedeceği endişesi, Tahran’da tedirginlik yaratmaktadır.
Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı gibi jeostratejik ve jeoekonomik önemi yüksek olan proje, aynı zamanda istikrarlı ve vizyoner liderlik talep etmektedir.
Ankara-Şam, Şam-Abu Dabi ve Riyad hattında süren normalleşme adımlarını kaygıyla takip eden Tahran, gelişmelerin 12 yıldır Suriye’de oluşturduğu nüfuzuna nasıl yansıyacağı sorusunun cevabını arıyor.
İran’ın; Rusya ile artan askerî iş birliği ve Nükleer Anlaşma’nın canlandırılmasına dair isteksizliği, Avrupa başkentlerinin daha sert tedbirler almasını gündeme getirmektedir.
Hamenei, Batılı devlet ve siyaset modelleriyle bu doğrultudaki gelişme ve kalkınma tezlerine karşı olduğunu dile getirdiğinden reformcu dinamiklerin demokratikleşme yönündeki sistem değişikliği taleplerini reddedecektir.