Arama Sonuçları: "Beyrut"

Ankara-Şam, Şam-Abu Dabi ve Riyad hattında süren normalleşme adımlarını kaygıyla takip eden Tahran, gelişmelerin 12 yıldır Suriye’de oluşturduğu nüfuzuna nasıl yansıyacağı sorusunun cevabını arıyor.

Hizbullah, müttefiki İran’dan Lübnan’a akaryakıt getirmeyi başarmış ve nakliye sırasında hassas davranarak ülkenin ulusal çıkarlarını göz ardı etmediğini vurgulamıştır.

İran’ın Arnavutluk’taki kültürel yatırımlarının en büyük başarısının tarikatlarını Şiiliğin bir kolu olarak sunmaya başlayan Bektaşi tarikat liderleri arasında olduğu gözlemlenmektedir.

İran ve Rusya’nın desteklediği Esed rejimi, Suriye’yi geleceği olmayan çökmüş bir ülke hâline getirmiştir. Görünüşe göre yeni yılda da Suriye’yi daha iyi bir durum beklememektedir.

Milyonlarca Sünni Suriyeli zorla yerinden edilerek mülteci durumuna düşürüldü. Esed rejimi Lübnan’da kalan ve özellikle Şam ve Humus’un kenar mahallelerine dönmek isteyen çok sayıda Suriyeli mültecinin geri dönüşüne izin vermiyor.

İran’ın 30 yıl önceki pozisyonunu koruduğu ve işgal altındaki Müslüman komşusu ile işgalci Ermenistan’ı eşit pozisyonlarda değerlendirdiği görülmektedir.

Lübnan önümüzdeki süreçte huzur ve istikrara kavuşamayacaktır. Bu durum Suriye'deki gelişmeleri de etkileyecektir.

4 Ağustos’ta yaşanan patlamanın, ülkenin son 20 yıldır tartışmasız baskın gücü olan Hizbullah’a yönelik tepkileri artıracağı kesindir.

İran’ın; Irak, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerdeki nüfuzu zayıflarsa önüne çıkan en iyi seçenek Türkiye ile Suriye konusunda anlaşmaktan geçiyor.

İran’ın hızla Batılılaştığı bir zaman aralığında Franklin Yayınevi Tahran Şubesi, Amerikan kültürünün geniş kitleler tarafından tanınmasına kapı aralamıştır.

İran’ın Esed ısrarı, Suriye’deki konumunu kaybetme ve Hizbullah ile olan irtibat hattının kesilme korkusundan kaynaklanıyor. İran Esed’in gitmesiyle bölgesel etkisinin zayıflayacağından endişe ediyor.