Arama Sonuçları: "Hizbullah"

8 Aralık, İran’ın bölgesel rolünün “merkezi güç”ten “sınırlandırılmış aktöre” doğru evrildiği daha uzun soluklu bir dönüşümün ara durağı olarak okunmalı. Bu dönüşümün nihai şeklini ise yalnızca Tahran’daki tercihler değil, Ankara’dan Riyad’a, Washington’d

İran’ın Suriye’ye sunabileceği maddi ve stratejik imkânların sınırlılığı göz önüne alındığında, Şam’daki yeni yönetimin ülke iç güvenliğini ve devlet bütünlüğünü tam olarak tesis etmeden Tahran’la ilişkilerini derinleştirme arzusunu taşımayacağı açıktır.

Irak seçimleri, İran’ın bölgesel stratejisini doğrudan etkileyecek kritik bir eşik niteliğindedir.

Barrack, ABD’nin, İsrail ile Arap devletlerini aynı güvenlik-ekonomi mimarisinde hizaladığına, Suriye’yi İran’dan kopartarak yeniden bölgeye entegre etmeye başladığına ve Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki modernizasyon ve devletleşme sürecini başlattığın

7 Ekim sonrası sürecin İran’da değiştirdiği en önemli dinamiklerden biri, muğlaklık politikasını işlemez hale getirerek İran’ı net bir politika belirlemeye zorlamış olmasıdır.

Laricani’nin Riyad ziyareti, İran-Suudi Arabistan ilişkilerinin ileriye taşınması açısından önemli bir adım olmakla birlikte ikili ilişkilerdeki yapısal engeller varlığını sürdürmektedir.

Ali Laricani’nin geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiği Irak ve Lübnan ziyaretleri yalnızca güncel bölgesel gelişmelerin yansıması değil aynı zamanda İran dış politikasında sessiz fakat derin bir stratejik değişimin göstergesi olarak okunmalıdır.

Saldırılar sonrasında İran, saldırı öncesine göre nükleer silaha erişim kapasitesine teknik olarak uzak olsa da irade olarak daha yakın olduğu söylenebilir.

İran, milli güvenliğini doğrudan ilgilendiren kritik bir eşikte bulunuyor ve mevcut koşullar altında İranlı yetkililerin, salt askerî reaksiyondan çok stratejik bir düşünceyle hareket etmesi gerekiyor.

7 Ekim sonrası ortaya çıkan jeopolitik konjonktür, İran-Hizbullah aksının stratejik uyumunu ve operasyonel koordinasyonunu nasıl etkiledi?