Devrim Rehberi Hamenei önümüzdeki süreçte yaşanabilecek gelişmeleri hesaba katarak ülkenin siyasi, idari ve askerî otoritelerinde birtakım değişikliklere gitmiştir.
ABD’nin İran’a yönelik baskıcı politikaları İran’ın dünyayla olan ilişkilerini olduğu gibi uluslararası aktörlerin de İran’la olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Orta-uzun vadeli tarihsel devamlılıklar ve seçim sonrasındaki siyasal gündeme bakıldığında İsrail’in İran’a yönelik sıcak bir hamle yapma ihtimali oldukça zayıf görünmektedir.
Trump yönetiminin Devrim Muhafızları Ordusu kararı, büyük bir adım olsa da ABD’nin İran stratejisinin nihai amacı belirsizliğini koruyor.
ABD yaptırımlarıyla bölgede iyice tecrit edilmeye çalışılan İran’ın ABD’nin bütün şartlarını olmasa bile bazı şartlarını kabul ederek masaya oturması beklenmektedir.
Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütü ilan ederek onu zayıflatmayı amaçlamış, DMO üzerinden de İran’ı yalnızlaştırarak bölgedeki etkisini kırmayı hedeflemiştir.
Kürt sorununu başta Türkiye olmak üzere “başkalarının sorunu” şeklinde lanse etmeye çalışan ve bu minvalde istikrarlı bir söylem ve strateji izleyen Tahran yönetiminin söz konusu çizgiden ayrılması beklenmemektedir.
Türkiye ile İran arasında bölgesel güvenlik sorunları ekseninde gelişen yakınlaşma Ankara-Washington hattında sorunlara neden olsa da Türkiye, Tahran’la askerî ilişkilerinin derinleşmesinin faydalı olacağını düşünmektedir.
İran’da çoğunlukla güvenlik eksenli kurumlarla bağlantılı ülke içindeki güçlü çıkar grupları, ekonomik serbestleşme ve sürdürülebilir ekonomik büyüme gibi reform gerektiren konuların önünde engel teşkil etmektedir.
Zarif’in istifası, İran’da muhafazakârlar ile reformist-ılımlı cenah arasında grift bir denge olduğunu ve mevcut koşullarda olası bir hükûmet krizinin İran’ın başını fazlasıyla ağrıtacağını göstermiştir.
Tahran, Irak’taki ekonomik ve politik kazanımlarını pekiştirerek bu ülkenin ABD’nin çevreleme stratejisinin bir parçası olarak kendisine karşı bir güvenlik sorunu oluşturmasına engel olmayı hedeflemektedir.
Ruhani'nin Necef’te Kerbela ziyareti sonrası Ayetullah Sistani ile görüşmesi, İran içine ve uluslararası siyasal arenaya mesajlar taşımasından dolayı ziyaretin en ses getiren kısmı olarak öne çıktı.