İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması

İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması
İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve derinleştirilmesi için önemli fırsatlar sunmakla birlikte, anlaşmanın uygulanmasının önünde ciddi engeller bulunmaktadır.
Yazı boyutunu buradan ayarlayabilirsiniz

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 17 Ocak 2025 tarihinde Moskova’da imzalanan İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması, iki ülke arasındaki ilişkileri yeni bir düzeye taşımayı hedeflemektedir. Giriş bölümü ve 47 Maddeden oluşan anlaşma ekonomik, ticari, bilimsel, teknolojik, kültürel ve güvenlik alanlarında kapsamlı işbirliği mekanizmaları öngörmektedir. İki ülke arasında 2001 yılında imzalanan ve 2021’de süresi dolan önceki anlaşmanın güncellenmiş ve genişletilmiş bir versiyonu olan yeni anlaşma, 20 yıllık bir süre için geçerli olacaktır. Taraflardan birinin anlaşmanın süresi sona ermeden önce herhangi bir itirazda bulunmaması durumunda, anlaşma kendiliğinden beş yıl daha uzatılacaktır. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin deyimiyle “iki ülke arasındaki işbirliğinin bütün yönlerini kapsayan İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması ekonomi, bilim ve teknoloji ile kültür ve turizm alanlarına özel önem” vermektedir. Bununla birlikte anlaşmanın askerî ve güvenlik alanlarındaki işbirliği düzenlemeleri de dikkat çekmektedir.

Askerî ve Güvenlik Boyutu

İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşmasının güvenlik ve savunma boyutuyla ilgili dikkat çeken ilk nokta, bu anlaşmanın karşılıklı savunma taahhüdü içeren geleneksel bir askerî ittifak olmamasıdır. İran’ın Moskova Büyükelçisi Kâzım Celali’nin vurguladığı üzere bu anlaşma, Rusya’nın Belarus ve Kuzey Kore ile imzaladığı türden bir ortak savunma paktı niteliği taşımamaktadır. Celali’ye göre İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması “İran’ın bağımsız güvenlik politikalarını sürdürme ve herhangi bir askerî bloka dahil olmama konusundaki kararlılığı” nedeniyle karşılıklı savunma maddeleri içermemektedir. Celali’nin de ifade ettiği üzere anlaşmada, sadece taraflardan birine yönelik bir saldırı durumunda, diğer tarafın saldırgan tarafa destek vermemesi prensibi benimsenmiştir: “Madde 3: Sözleşmeci taraflardan herhangi biri saldırıya uğrarsa, diğer sözleşmeci taraf saldırgana, saldırının devamına yardımcı olacak hiçbir askerî veya başka türlü yardımda bulunmayacak ve ortaya çıkan anlaşmazlıkların BM Şartı ve uygulanabilir diğer uluslararası hukuk kuralları temelinde çözülmesini sağlamaya yardımcı olacaktır.”

Bununla birlikte, anlaşma istihbarat paylaşımı, terörizm ve radikalizmle mücadele, siber güvenlik ve sınır güvenliği gibi konularda kapsamlı işbirliği çerçevesi sunmaktadır. Örneğin dördüncü madde uyarınca ulusal güvenliği güçlendirmek ve ortak tehditlere karşı koymak amacıyla, tarafların istihbarat ve güvenlik kurumları bilgi ve deneyim alışverişinde bulunacak ve işbirliği düzeylerini artıracaktır. Beşinci maddeye göre taraflar ikili ve bölgesel nitelikteki ortak askerî ve güvenlik tehditleriyle mücadele konusunda istişare ve işbirliği yapacaklardır. Ayrıca anlaşma askerî personel eğitimi, ortak tatbikatlar, savunma sanayii işbirliği ve askerî-teknik alanlarda işbirliğini kapsamaktadır. Bu kapsamda, her iki ülkenin askerî kurumları arasında düzenli toplantılar ve karşılıklı ziyaretler öngörülmektedir.

Anlaşma, bölgesel meselelere dair ortak tutum geliştirme kapsamında Hazar Denizi, Orta Asya, Kafkasya ve Orta Doğu’da işbirliğine yönelik de önemli hükümler içermektedir. Anlaşmanın 12. ve 13. Maddeleri çerçevesinde taraflar, bu bölgelerde “üçüncü ülkelerin istikrarsızlaştırıcı müdahalelerine karşı ortak bir tutum” geliştirmeyi hedeflemektedir. Özellikle Hazar Denizi’nde, kıyıdaş olmayan ülkelerin askerî varlığının önlenmesi konusunda işbirliği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın güvenlik ve savunma boyutu, klasik bir askerî ittifaktan ziyade, güvenlik alanında kapsamlı bir işbirliğine temel oluşturacak geniş bir çerçeve sunmaktadır. Anlaşmanın başarısı, öngörülen mekanizmaların etkin şekilde uygulanmasına ve tarafların karşılıklı güven temelinde hareket etme kapasitesine bağlı olacaktır. Bununla birlikte, bölgesel dinamikler ve uluslararası konjonktür, anlaşmanın uygulanmasını etkileyebilecek faktörler olarak değerlendirilmelidir.

Ekonomik Boyutu

İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın en önemli boyutlarından biri ekonomik işbirliği alanıdır. Anlaşma iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri yeni bir düzeye taşıyacak kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Anlaşmanın ekonomik alandaki en önemli düzenlemelerinden biri, karşılıklı yatırımların teşviki ve ticaretin kolaylaştırılmasını öngören 18. Maddedir. Bu madde kapsamında, iki ülke arasında doğrudan ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi, altyapı projelerinin finansmanı ve ortak girişimlerin teşviki öngörülmektedir. Bu düzenlemeler, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması açısından önem arz etmektedir.

Finansal işbirliği alanında, anlaşmanın 20. Maddesi kapsamında ulusal para birimleriyle ticaret yapılması ve üçüncü ülkelerden bağımsız yeni ödeme altyapılarının geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu düzenlemeyle, uluslararası finans sistemindeki kısıtlamaların aşılması hedeflenmektedir. Bankalar arası doğrudan işbirliği ve finansal ürünlerin geliştirilmesi de anlaşmanın önemli unsurları arasında yer almaktadır.

Ulaştırma ve lojistik alanında, 21. Madde çerçevesinde Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru’nun geliştirilmesi başta olmak üzere, karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu taşımacılığında kapsamlı işbirliği öngörülmektedir. Dijital ulaştırma sistemlerinin geliştirilmesi ve gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması da bu kapsamda ele alınmaktadır. Bu düzenlemeler, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin fiziksel altyapısını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Enerji alanındaki işbirliği, anlaşmanın 22. Maddesiyle düzenlenmekte olup, petrol ve doğalgaz alanında teknoloji paylaşımı ve ortak projelerin geliştirilmesini kapsamaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve barışçıl nükleer enerji kullanımı konularında da işbirliği planlanmaktadır. Bu düzenlemeler enerji alanındaki işbirliğini derinleştirmeyi amaçlamaktadır. Anlaşma ayrıca tarım, sanayi, bilim ve teknoloji gibi alanlarda da kapsamlı işbirliği öngörmektedir. Özellikle tarım ürünlerinin karşılıklı ticareti, ortak sanayi projeleri ve teknoloji transferi konularında önemli düzenlemeler içermektedir. Bu düzenlemeler, ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi ve derinleştirilmesi açısından önem taşımaktadır.

Diğer Alanlar

İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın dikkat çekici yönlerinden biri de sosyal ve kültürel alanlarda öngördüğü düzenlemelerdir. Anlaşmanın 34. ve 35. Maddeleri, iki ülke arasındaki kültürel etkileşimin güçlendirilmesine yönelik önemli düzenlemeler içermektedir. Özellikle Moskova’daki İran Kültür Merkezi ve Tahran’daki Rusya Kültür Merkezi’nin faaliyetlerinin desteklenmesi, karşılıklı kültürel etkileşimin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Anlaşmada eğitim alanında yükseköğretim kurumları arasında doğrudan işbirliği teşvik edilmektedir. Bilimsel ve teknik projelerin ortak yürütülmesi, akademik personel ve öğrenci değişimi, bilimsel bilgi ve teknik veri paylaşımı gibi konularda işbirliği, anlaşmada detaylı şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca, tarafların resmî dillerinin (Farsça ve Rusça) karşılıklı öğreniminin teşvik edilmesi ve dil öğretimi konusunda işbirliği yapılması öngörülmektedir. Medya ve iletişim alanında işbirliği de anlaşmanın önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. 33. Madde kapsamında, iki ülkenin kitle iletişim araçları arasında yakın işbirliği öngörülmekte, özellikle “dezenformasyonla mücadele konusunda ortak bir tutumun geliştirilmesi” hedeflenmektedir.

Son olarak çevre koruma ve doğal kaynakların yönetimi konularında da anlaşma önemli düzenlemeler içermektedir. Özellikle “Hazar Denizi’nin ekolojik dengesinin korunması, su kaynaklarının yönetimi ve çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi” konularında işbirliği öngörülmektedir. Ayrıca, doğal afetlere karşı ortak mücadele ve kriz yönetimi sistemlerinin geliştirilmesi de anlaşmada yer almaktadır.

Değerlendirme

İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması, iki ülke arasındaki ilişkileri kurumsallaştıran ve çok boyutlu işbirliği imkânları sunan önemli bir belge niteliğindedir. Anlaşmanın imzalanma zamanlaması, uluslararası konjonktür açısından dikkat çekicidir. Donald Trump’ın ABD Başkanlığı’na dönüşünden hemen önce imzalanan anlaşma, her iki ülkenin de Batı kaynaklı baskılara karşı ortak bir duruş sergileme çabasını yansıtmaktadır. Bu anlaşma özellikle İranlılar tarafından Tahran-Moskova ilişkilerini stratejik düzeye taşıyacak önemli bir adım olarak görülmektedir.

İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve derinleştirilmesi için önemli fırsatlar sunmakla birlikte, anlaşmanın uygulanmasının önünde ciddi engeller bulunmaktadır. Bu engellerin başında her iki ülkenin de karşı karşıya olduğu Batı yaptırımları, uluslararası finansal sistemden izolasyon, lojistik altyapı eksiklikleri ve ticari işlemlerdeki kısıtlamalar gelmektedir. Ayrıca İran’ın Moskova Büyükelçisi Celali’nin vurguladığı gibi, anlaşmanın askerî bir ittifak niteliği taşımaması ve İran’ın bağımsız dış politika anlayışını sürdürme kararlılığı işbirliğinin belirli sınırlar içinde kalacağını göstermektedir. Bu durum, özellikle güvenlik ve savunma alanlarındaki işbirliğinin kapsamını sınırlandırabilir. Ayrıca tarafların üçüncü ülkelerle ilişkileri de anlaşmanın etkinliğini azaltabilecek diğer bir faktördür. Nitekim Rusya’nın İran’ın rakipleri olan Körfez ülkeleri ve İsrail ile ilişkileri Tahran-Moskova ilişkilerinde her zaman belirleyici bir değişken olmuştur.

Son olarak anlaşmanın gerçek potansiyelinin ortaya çıkması için uluslararası konjonktürün elverişli olması gerekmektedir. Her ne kadar anlaşma uzun vadeli bir perspektif sunsa da mevcut uluslararası konjonktür anlaşmanın potansiyelinin tam olarak gerçekleştirilmesini zorlaştırmaktadır. Özellikle Ukrayna Savaşı sonrası oluşan yeni jeopolitik ortam, anlaşmanın uygulanmasını daha da karmaşık hale getirmektedir. Bu bağlamda Trump döneminde Washington ile Moskova arasında yeni bir sayfa açılma ihtimali Tahran-Moskova ilişkilerinin ivmelenmesinin önünde potansiyel bir engel olabilir.

Sonuç olarak, İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın başarısı, tarafların tüm bu engelleri aşma ve karşılıklı güven temelinde hareket etme kapasitelerine bağlı olacaktır. Anlaşmanın gerçek potansiyelinin ortaya çıkması için, öngörülen mekanizmaların etkin şekilde uygulanması ve mevcut yapısal sorunların çözümüne yönelik somut adımların atılması gerekmektedir.